ADALET VE KALKINMA MANİFESTOSU - Tamgun.netTamgun.net

5 Mart 2021 - 06:14

ADALET VE KALKINMA MANİFESTOSU

ADALET VE KALKINMA MANİFESTOSU
Son Güncelleme :

30 Temmuz 2018 - 15:37

1.342 views

Başlığa bakıp da öyle cilalı sözler edeceğimi zannetmeyin. Pek de beceremem doğrusu. Sözüm odun gibi olsun ama hakikat olsun. Beklentilerimiz hep seçimlerden sonraya kaldı. Hep milletin bekası için ağuyu bal eyleyip içtik. Elbette biliyoruz ki düşmanımız çok. Bu topraklar için şehitlik mertebesinden başka makamda gözümüz yoktur. Bunca düşmanın içinde ülkemizi içten içe çeviren iç kurtlarına ne demeli?

Peygamber Efendimiz “Ben adil bir hükümdar zamanında doğduğuma iftihar ederim” demiştir. Peki, kimdir bu zat? Bir putperest olan Kisra… Ateşperest ama ADİL… Mekkeli müşriklerin eziyetinden kendi yavrusu Zeyneb’i dahi ona emanet ediyor. Bu millet adil olmanız için oylarını size emanet etti. Hani şu uzun adam olmasa çoğunuzun yüzüne bakmaz bile. Çünkü bu millet o uzun adamın söylediklerinin kalbi olduğunu biliyor. Mitinglerini televizyon ekranlarından izleyen anamın dudakları kıpır kıpır her zaman Allah’a yakarıyor. “Allah razı olsun senden” diye sözlerini bitiriyor her zaman. O dualı ağızlar olmasa sizler asilin vekili olur musunuz bir düşünün?

Hepimiz bir güvensizlik içindeysek sorun kimde? Yine efendimizden örnek vermek istiyorum. Efendimiz sevgisini çeşitli kereler aşikâr ettiği amcaoğlu Cafer bin Ebi Talip’i de gönderiyor Habeşistan’a… Kime? Hristiyan bir hükümdara… Ama adam adaletiyle meşhurdu. Demek ki dünya adaletle elde edilir. Adaletli ve adil olan baki olur. Hiç bir zulüm sonsuza kadar sürmez. Bu ülkede insanların yüzü gülecekse cumhur ittifakı sürmeli ve bu ittifakı bozmaya çalışan bozguncular için gereği hemen yapılmalı. 15 Temmuz’u itibarsızlaştıran ve milletin gözünde devleti aciz duruma düşürenlerden hesap sorulmalı, hem de hemen.

Şimdi bu yazıyı okuyan okuyucu diyecek ki davaya zarar veriyorsun. Ey okuyucu fotoğrafı doğru çekemezsek teşhisi de koyamayız. Bizler hastalığımıza teşhis koyamamış vaziyetteyiz. Onuncu Yıl Marşı’nda “On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan; Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan “ dizelerini hepiniz bilirsiniz. Gerçi bu marşın yerini İzmir marşı aldı bugünlerde. Bizler de Reis’imizi başkumandan yaptık ama eksik olan bir şey var. Nedir eksik olan şey? Nesil yetiştirmeyi ihmal ettik. Yetişmiş adamlarımızı da bize engel olur diye harcadık. Şimdi liyakatsizliği tüm iliklerimize kadar yaşıyoruz. Nerede kritik bir görev varsa hemen bulup çıkartıyorsunuz her devrin adamlarını. Ama vatandaş size fatura kesmiyor. Faturayı hep Reis ödüyor. Ama son seçimler faturayı kimin ödeyeceğini net bir şekilde ortaya koymuştur.

Adalet ağıza alınıp evelenip gevelenecek bir kavram değildir. Adil olduğun zaman adalet tesis edilmiş olur; bu kadar basit yani aslında. Adalet bir tapınma sözü değil, bir yaşama biçimidir. Ama dönmeye o kadar alışmışsınız ki çocukların bir oyuncağı olan “fırıldak” bile sizin hızınıza şaşırır olmuş. Eğer o ağzınıza aldığınız adalet sözcüğünü eskitirseniz milletimiz daha öncekilere dediği gibi “ Sen de herkes gibisin” der ve sığınacak başka liman aramaya çalışır. Biliyorum milletim ferasetlidir. Sakın ola şimdiki seçeneksizliğini kullanmaya kalkışmayın.

Yol medeniyettir. Kalkınma hamlesi yollarla başladı. Adından söz ettiren büyük projeler (Üçüncü köprü, Marmaray, Tüp Geçit, Üçüncü Havalimanı vb.) gerçekleştirildi ve gerçekleştirilmeye devam edilecek. Ama bu kalkınmanın sürekli ve dengeli bir şekilde olmasını istiyorsak en önemli konu olan eğitimin de şahlanması gerek. Sürekli kalkınma eğitimli nesille olur. Bu göz ardı edilirse 15 Temmuzu hemen gözümüzün önüne getirmeliyiz. Eğer nesil yetiştirmeyi beceremezsek başkaları bu yapılan yolları ve köprüleri bombalamaya kalkışır. Hani sarayı satmayı düşünenler var ya aynen onlar gibi yapılan ne varsa yıkarlar.

Yıkan değil inşa eden bir nesil istiyorsak şapkayı önümüze koyup bir düşünelim. Uzak hedeflere bizi taşıyacak olan bilinçli nesildir.