Değirmene Su Taşıyanlar! - Tamgun.netTamgun.net

5 Mart 2021 - 07:07

Değirmene Su Taşıyanlar!

Değirmene Su Taşıyanlar!
Son Güncelleme :

03 Kasım 2018 - 17:56

663 views

Değirmene Su Taşıyanlar!

İslam coğrafyasının kanayan yaraları çoğalıyor her geçen gün… Yeni bir doğumun sancıları diye ümitlerimizi yeşertmesek ya da birkaç münferit haklı başkaldırıyı görmemiş olsak tamamen ümidimizi kaybetmeye başlamamış işten bile değil…

Daha dün el üstünde tuttukları prensi şimdi linç etmeye çalışan Batı’nın ne yapmaya çalıştığına mı bakmalıyız yoksa Batı’nın kuklalığını yapmayı seçmiş yeni yetme birinin kutsal beldeleri modernize etme adına yeryüzünün müfsitleriyle iş birliği yapmasına mı? Ya da Arap coğrafyasını fitnesinin gücüyle etkisi altına alarak susturmuş bir terör devleti İsrail’e mi bakacağız yoksa hamaset siyasetiyle günü kurtarmaya çalışan Ortadoğu’nun kukla liderlerine mi?

Nereden bakarsak bakalım, neye ve kime bakarsak bakalım göreceğimiz tek şey ne yazık ki Batı’nın Müslüman öğüten değirmenine su taşıyan yüz yıllık proje devletlerinin kukla liderlerini görüyoruz. Bu gün Kahire sokaklarında gördüğüm sessizliğin aynısı biliyorum ki Libya sokaklarında ölüm, Şam sokaklarında kan ve gözyaşı, Filistin sokaklarında bitmeyen bir zulüm olarak tezahür ediyor. Müslümanlar ise birbirlerine hep sabrı öğütlüyor.

Mursi Mısır’ın bu çağdaki utancı olarak hapishanede tutuluyor ve idam edilme tehlikesiyle karşı karşıya ama herkes susuyor… Mısır’ın inanmış insanları iman yoksunu kukla birinin zulmü altında hapishanelerde ömür tüketiyor ama herkes susuyor… Şam tarihin suskun sayfalarına yeni bir suskunluğun utancı olarak kendini inkar eder halde… Bağdat ümmetin suskunluğunun bedeli gibi sanki sünnetsizlerin postalları altında çiğneniyor, kadınların ırzına geçiliyor, sokaklar ölüm kusuyor ama ümmet susuyor… Doğu Türkistan hayat doğuran sabahlardan daha çok ölüm kusan akşamları konuşuyor ama ümmet hep susuyor…

Ey Müslüman, değirmenlerine kardeşlerini taşıdığın Batı bir gün sana da sıranın geleceğini biliyor ve yeni ölüm değirmenleri kuruyor farkında değilsin… Fitneden uzak olmak için her gün camilerinden hutbeler okunan şehirler nedir sizin suskunluğunuz, ne zaman ayağa kalkacaksınız yeter artık diye haykırarak…

Ey Müslüman, topraklarından hikmet fışkıran alimlerinin yerini iki yüzlü din bilginlerinin aldığı günden beri yüreği yalnızca kendi için çarpan ama kendisine gelmeyen kötülüğü ve zulmü sessizce izleyen yığınlara dönüştün haberin var mı? Ey Müslüman kardeşlerin doğranıyor, kardeşlerin öldürülüyor, kardeşlerin evlerinden çoluk çocuk demeden bir gece ansızın alınıp bilinmeyen yerlere götürülüyor ve yok ediliyorlar ama sen şeytanı bile kıskandıracak kadar fitneye teslim olmuşsun, haberin var mı?

Bosna’dan Urumçi’ye, Yakutistan’dan Yemen’e, Marakeş’ten Peşaver’e kadar bir bak kendine ve utan içinde bulunduğun ama rahatını bozmama adına isyanını hep ertelediğin yalancı dünyana… Bir bak kendine ve kibrin yiyorsa şayet sessiz kalmaya devam et ve fitne fesat çukurlarından kardeşlerinin cesetlerine dokun ve kirli dilinle yeni kirlenmişliklere yolculuk etmekten utanma istersen… Ama şunu bil ki tarih kahraman milletleri nasıl kayda geçmişse zillete boyun eğmiş suskun milletleri ve sessiz dönemleri de yazacaktır…

Gel ey Müslüman, Batı’nın değirmenine kardeşlerini taşımaktan vazgeç, kalbini ve dilini arındır, insanlığın gerçek değerlerine dön ve yüz çevir her türlü fitne ve fesattan…